|
BEBEĞİMİN
BANYOSU
Mikrobiyal kolonizasyon doğumda yok ya da düşüktür. Birkaç gün
içinde aerobik flora eklenir. Koagülaz (-) stafilokoklar (S.
epidermidis) en sık görülendir. S.aureus gibi patojenik
mikroorganizma görülmesi kontaminasyon ile olur. Antiseptik
banyolar (heksa klorofen, klorheksidin yada povidin iyot) S.aureus
sayısını azaltsa da toksik etkileri nedeni ile önerilmez.
Yenidoğanın yıkanması atıkların uzaklaştırılması, görünümünün
düzeltilmesi ve mikrobiyal kolonizasyonun azaltılması
amaçlarını taşır. Ancak işlem 5 dakikadan uzun sürmemelidir.
Önemli olan banyo suyunun sıcaklığını iyi ayarlayarak
özellikle ilk banyolarında onun korkmasına neden olmamaktır.
Çok az miktarda nötral pH’lı, kokusuz, boyasız solid ya da
likid sabun kullanılabilir. Antibakteriyel ya da parfümlü
sabunlar gereksizdir ve kullanmaktan kaçınılması gerekir.
Prematürelerde steril su daha güvenlidir ve su ısısı 37 0C’yi
geçmemelidir. Köpüklü banyo ürünleri irritasyon ve kuruluğa
neden olabileceğinden sık kullanılmamalıdır.
Göbek düştükten 1 gün sonra banyo yaptırabilirsiniz. Göbek
düşene kadar yumuşak bir bezle bebek cildini uygun bir sabunla
silin ve daha sonra durulayın. Gün aşırı banyo yeterli
olacaktır. Ancak ağzını, çenesini ve genital bölgesini sık sık
ıslak, sabunsuz, yumuşak bir bezle silmeniz gerekir. Bazen
anneler bebeklerini banyo ettirmekten çekinirler. Banyo
sırasında bebeklerinin üşüyeceğini, hasta olacağını
düşünürler. Bazı küçük noktalara dikkat edilirse banyo
yapmaktan hiç bir zarar gelmeyecektir.
• Banyo esintisi olmayan, ısısı uygun olan ve değişmeyen bir
ortamda yapılmalıdır.
• Banyo suyu sıcaklığı 37°C olmalıdır. Pratik olarak bilek iç
yüzeyiniz veya dirseğiniz ile su sıcaklığını kontrol
edebilirsiniz. Ne sıcak ne de soğuk hissetmemelisiniz.
• Banyosunu beslenme öncesi yaptırmak daha iyi olur. Çünkü
dolu bir mide ile banyo yaptırdığınız sırada onu tutayım
derken karnını sıkıştırmak kusmasını kolaylaştırır.
• Şampuan ve sabunları bebekler için uygun olan ürünlerden
seçmeye çalışmalısınız.
Banyo sonrasında cildi durulamak son derece önemlidir.
Banyo sonrası bebek yağı veya losyonlarıyla yapacağınız vücut
masajı onun rahatlamasını sağlayacaktır.
Cildin genellikle kuru olması halinde, günde birkaç kez,
özellikle banyodan sonra nemlendirici sürmek gerekebilir.
BEZ
BÖLGESİ BAKIMI
• Bez bölgesi bakımı için sık bez değişimi yapılmalı ve bölge
ılık suyla yıkanarak dikkatlice pamuklu bezlerle
kurutulmalıdır.
• Beslenme öncesi altı kirli ise veya bebek huzursuz ise
bebeğinizin altını değiştirin. Beslenme ile barsak hareketleri
artacaktır; bu nedenle beslenme sonrasında bebeğinizin altını
değiştirmeniz gerekebilir.
• Bezlerin çok sık değiştirilememesi durumunda, naylon kilot
giydirmekten kaçınınız.
• Emici özelliği fazla olan kaliteli malzemeden yapılmış
bezler kullanınız.
• Alt temizliği önden arkaya doğru yapılmalıdır.
Napkin (Bez) dermatiti:
Bez bölgesindeki döküntü pek çok nedenden kaynaklanabilir. En
çok rastlanan bez (napkin) dermatitidir.
Bez bağlamaya bağlı sürtünme ve ıslaklıkla bütünlüğü bozulan
deriye, idrarın, dışkının parçalanma ürünlerinin,
mikroorganizmaların, sabun ve deterjanlardaki kimyasal
irritanların değişik derecelerdeki etkisi, geniş spektrumlu
antibiyotik kullanımı ve ishal bez dermatitinin gelişmesinde
rol oynarlar.
En çok üçüncü haftadan sonra başlar, 7-12 aylar ise en fazla
olduğu dönemlerdir.
Tipik bez dermatiti, temasın en fazla olduğu bölgelerde (gluteal
alanlar, genital bölge, karın alt kısmı gibi) yerleşir, büklüm
yerlerini etkilemez. Değişik şiddetlerde olabilir. Bez
dermatitlerinin oluşumunda derinin ıslaklık derecesi önemli
bir etkendir. Nemli ve masere deri daha geçirgen,
yaralanmalara ve hasara duyarlı ve daha fazla mikroorganizma
ile kolonizedir. Bez dermatitlerinden korunmada derinin kuru
tutulması temel prensiptir.
• Yıkanan bezler yerine, tek kullanımlık bezlerin bağlanması,
• Bunların sık özellikle dışkılama sonrasında hemen
değiştirilmesi,
• Bölgenin su ile temizlendikten sonra pamuklu bezlerle
kurulanması
• İdrar ve dışkının doğrudan temasını kısmen engelleyen
bezlerin kullanımı
• Günde iki defa, yıkama sonrası uygulanan %1 oranında
hidrokortizonlu merhemler ve
• Gerektiğinde antikandidal preparatların kullanımı ile bez
dermatitleri önlenir ve tedavi edilir.
Bez dermatitinin bazı tipleri ile karışan klinik görünümlere
neden olabilecek ciddi hastalık tabloları vardır: Çinko
eksikliği, Langerhans hücreli histiyositoz, primer herpes
simpleks virus enfeksiyonu ve konjenital sifiliz tabloları.
Tedaviye dirençli, farklı klinik görünümdeki bez
dermatitlerinde mutlaka dermatoloji uzmanı bir hekime
başvurmak gerekir.
Perianal dermatit:
Doğumdan sonraki ilk sekiz gün içinde ortaya çıkar.
Prematürelerde ve formül mamalarla beslenenlerde sıktır.
Dışkının pH’sındaki yüksekliğin etkisi sorumlu tutulmaktadır.
Hafif vakalarda perianal bölgede 2 cm genişliğinde eritem
vardır. Şiddetli olduğunda daha geniş alan eritemle ödem ve
erozyon eşlik eder. 7-8 haftada spontan iyileşme olur.
Dışkılama sonrası hemen yapılan suyla temizlik ve beyaz
yumuşak parafin gibi uygulamaları ile önüne geçilebilir
|