|
|
|
|
|
Labada: (Gartenampfer /
Patience / Patience dock / Rumex patientia ) Haziran-eylül ayları arasinda,
yeşilimtrak renkli küçük çiçekler açan, 50 cm-1,5 m boylarında çok yıllık
otsu bir bitki. Daha çok çayırlık yerlerde, harâbelerde, yol kenarlarında,
meskûn dağlık bölgelerde yayılış gösterirler. Gövdeleri dik, silindirik
kırmızımsı, kökler kalın ve sarimsi renklidir. Yaprakları büyük, saplı ve
sapın tabanı oluk gibi çukurlaşmıştır. Çiçekler, gövdenin ucunda
toplanmışlardır. Çiçek organları 6 parçalıdır. Meyveleri kanatlıdır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Bütün Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kökleri ve sapları kullanılır. Kökler
temizlenip, kalın dilimlere bölünür ve kurutularak saklanır. Labada
köklerinde nişasta, seker, yağ ve reçine vardır. Ayrıca C vitamini ihtiva
eder. Hâricen, bazı deri hastalıklarına karsı, haşlama olarak kullanilir.
Çayı da iştah açıcı, kuvvet verici ve müshil olarak kullanılabilir. Körpe
yaprakları da yiyecek olarak kullanilir.Bu bitkinin Anadolu’da bulunan diğer
türleri pazı, kuzukulağı gibi çeşitli isimler altında bilinir ve istifade
edilir.
Lavanta: (Lavendel / Lavande / Lavender / Lavandula ) Haziran-ağustos ayları
arasında mâvi veya mor renkli çiçekler açan, 20-60 cm boylarında, aromatik
kokulu, çok yıllık, otsu veya çalımsı bitkiler. Daha çok deniz ikliminin
bulunduğu bati bölgelerimizde yaygın olan lavantanın, Türkiye’de yetişen iki
türü vardır. Bunlar, Lavandula stoechas ve L. angustifolia’dir. Ayrica daha
ziyâde kültürü yapılan, İngiliz lavanta çiçeği (L. spica) olarak bilinen
türü de bulunur.
İngiliz lavanta çiçeği (L. spica): Haziran-ağustos ayları arasında mâvi
renkli çiçekler açan, 20-50 cm boylarında çok yıllık otsu bir bitki.
Gövdeleri dik ve odunludur. Dallar, yalnız alt kısımlarında yaprak taşır.
Yapraklar kısa saplı, dar ve uzunca, tüylü, beyazımsı-grimsi-yeşil
renklerdedir. Çiçekler dalların ucunda, uzun saplar üzerinde toplanmışladır.
Çiçekler küçük ve çok kısa saplıdır. Çanak ve taç yaprakları tüp
seklindedir. Meyveleri parlak siyah renklidir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzeybatı-batı ve güneybatı Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Çiçekleri kullanılır, açmadan toplanır ve su buharı ile
distileedilerek, hemen uçucu yağ elde edilir. Uçucu yağında organik asitler,
pinen, kâfur, camphen vs. gibi maddeler bulunur. Lavanta çiçeği, kuvvet
verici, idrar söktürücü ve romatizmaya karsı çay hâlinde kullanilir. Çok iyi
bir koku vericidir. Hâricen yatıştırıcı olarak da kullanilir. Parfümeri
sanayicinde kullanılan önemli bir bitkidir. Lavanta çiçeğinin bir türü olan
Lavandula stoechas, Karabaş olarak bilinir.
Limon: (Zitronenbaum / Limonier citronnier / Lemon tree / Lemon / Citron)
Mart-ekim ayları arasında beyazımsı-pembe renkli, güzel kokulu çiçekler
açan, 3-5 m boylarında, kisin yapraklarını dökmeyen küçük boylu ağaçlar.
Vatani Çin olup, Akdeniz bölgesinde geniş çapta yetiştirilir. Onuncu asırda
Araplar tarafından Avrupa’ya getirilmiştir. Yaprakları oval, tüysüz, parlak
yeşil renklidir. Çiçeklerin taç ve çanak yaprakları beser parçalıdır.
Meyveleri oval şekilli, açık sari renkli, üzeri parlak ve kabarcıklı, özel
salgı cepleri olup, asitli bir özsuyu vardır. Tohumları oval şekilli,
sarimsi renkli ve acı lezzetlidir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Akdeniz bölgesi ve Doğu Karadeniz.
Kullanıldığı yerler: Limonun meyve kabuğu, limon esansı ve usaresi
kullanilir. Limon kabuğunda uçucu yağ, hesperidin acı madde ve tanenli
maddeler vardır. Kabuğun içindeki beyaz kısma albeda adi verilir. Bundan
perkin elde edilir. İştah açıcı ve sindirim kolaylaştırıcı olarak kullanilir.
Tâze meyve kabuklarını sıkmak sûretiyle limon esansı elde edilir. 1500-3000
limondan 1 kg kadar esans elde edilir. Yeşil olanlar sarı ve olgun
olanlarından daha fazla esans verir. Bileşiminde uçucu yağ vardır. Limonata
yapiminda, besin endüstrisinde, pasta ve sekercilikte, parfümeri ve sabun
yapiminda koku ve lezzet vermek üzere bazı preparatlarin bileşimine girer.
Limonun pulca kısmi (iç kısmi) sekerler, vitamin C ve sitrik asitler ihtivâ
etmektedir. Limon suyu, ateşi ve tansiyonu düşürür. Kani temizler. Susuzluğu
giderir. Damar sertliği ve romatizmada faydalıdır. Cildi güzelleştirir.
Dişleri beyazlatır ve dişetlerini kuvvetlendirir. Boğaz ve bademcik
iltihaplarını giderir. Baş ve vücut ağrılarını keser.
Margarit: (Çayır Kasımpatı / Öküzgözü / Chrysanthemum leucantheum)
Dağlarda ve çayırlarda yetişen, güzel çiçekli bir bitkidir. Kasimpati'ya
benzer. Dallari ufaktır. Yeşil yaprakları dantele gibidir. Çiçeklerinin
etrafında beyaz yapraklar vardır. Ortası altın sarisi rengindedir. Çiçekleri
yaz aylarında toplanıp kurutulur.
Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür. Terletir. Böbrek taslarının
düşürülmesine yardımcı olur. Karaciğer hastalıklarında faydalıdır. Egzama
gibi deri hastaliklarinda şikayetleri giderir.
Marul: (Lactuca / Lettuce / Laitue / Gartenlattich / Sommerendivie /
Kopfsalat / Laitue)
30-100 cm boylarında, tüysüz, sarı renkli çiçekler açan, beyaz bir süt
taşıyan iki yıllık otsu bir bitki. Kültür formları ve değişik varyeteleri,
çok eskiden beri yetiştirilmektedir. Bostan marulu olarak da bilinir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu’nun her yerinde yetiştirilmektedir.
Kullanıldığı yerler: Sebze olarak kullanilir. Tâze yaprakları bas ağrısına
karsı, süt arttırıcı, hafif müshil ve idrar arttırıcı olarak kullanilir.
Marul tohumu da yatıştırıcı, hafif müshil etkiye sâhiptir. Erkeklerde
özellikle ergenlik döneminde oluşan aşırı cinsel istekleri frenler.
Diğer bir marul da yabânî marul (Lactuca serriola)dır. Acı marul, eşek
marulu, yağ marulu gibi isimlerle de bilinir. Anadolu’da yaygındır. Bitkinin
çiçekli Dallari idrar arttırıcı, antispazmodik ve yatıştırıcı etkilere
sahiptir. Kurutulmuş sütü de uyuşturucu ve uyutucu etkilere sâhiptir.
Anadolu’da 10 kadar marul (Lactuca) türü yayılmış bulunmaktadır.
Maydanoz: (Petersilie / Persil / Parsley / Midenuvaz / Petroselinum sativum)
Ağustos-eylül ayları arasında, beyaz renkli çiçekler açan, kazık köklü,
30-100 cm boylarında, iki yıllık otsu bir bitki. İlk yıl bir yaprak rozeti,
ikinci yıl ise bir gövde meydana getirir. Rutubetli ve sulak toprakları
sever. Gövdeleri dik, tüysüz, köseli, içi bos ve çok dallı, yaprakları
saplı, parçalı ve koyu yeşil renklidir. Çiçekler semsiye seklinde
toplanmıştır. Yaprakları tüysüz, yeşilimsi, esmer renkli, armut seklinde ve
özel kokuludur.
Kullanıldığı yerler: Kökü ve yaprakları kullanilir. Yapraklarda uçucu yağ ve
glikozit, köklerinde ise uçucu yağ, seker, müsilaj ve glikozit vardır.
Yapraklar vitamin (A,C,K) bakımından zengindir. Yapraklar idrar söktürücü ve
tansiyon yükseltici olarak kullanilir. Ayrica, İltihaplı yaraların
iyileşmesine yardim eder. aybaşı bancılarını keser. Yüksek tansiyonu
düşürür. Kansızlığı giderir. Kansere karsı korur. Mide ve barsallarda gaz
birikmesini önler. Afrodizyak özelliği vardır. Görme gücünü artırır. Kök de
aynı özelliklere sâhiptir. Tâze yapraklar, papağan ve diğer kuşlar için
tehlikelidir.
Mazı: (Thuja / Arborvitae / Thuya / Noix da gelle)
Servigiller familyasından, pul yapraklı, daima yeşil, ağaç veya ağaççık
halinde bulunan bir bitki cinsidir. Halk hekimliğinde yaprakları ve kozalağı
kullanılır.
Kullanıldığı yerler: Yaprakları siğilleri yok etmekte kullanilir.
Kozalağından barsak kurdu düşürücü ilaç yapilir. Gebe kalmayı önlemek için
kullanılır. Bazı zehirlenmelerde panzehir olarak Kullanildigi bilinir. Basur
memelerinde de faydalıdır.
Melissa: (Oğulotu / Melisse / Mélisse / Lemon balm / Melissa officinalis)
Haziran-ağustos ayları arasında beyazımsı pembe veya sarimsi renkli çiçekler
açan, yol kenarlarında ve ekilmemiş yerlerde rastlanan, limon kokulu, 30-100
cm boylarında, çok yıllık otsu bitkiler. Gövdeleri dört köseli ve tüylü,
yaprakları saplı, oval şekilli ve incedir. Çiçekler, birkaçı bir arada,
saplı ve çevrem durumdadır. Bazı bölgelerde Melassa bitkisi, Oğulotu olarak
da bilinir.
Kullanıldığı yerler: Yapraklarında tanen, reçine ve uçucu yağ vardır. Uçucu
yağında sitral, sitronellal, geraniol ve lineol vardır. Yapraklar
yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, terletici ve antiseptik etkilere
sâhiptir. Huzursuzluk ve sıkıntıları giderir. Hafıza zayıflığına faydalıdır.
Bas dönmesi ve kulak çınlaması gibi şikayetleri keser. Hazımsızlık,
başağrısı ve migrende de faydalıdır. Daha çok çay hâlinde kullanilir.
Menekşe: (Veilchen / Violette / Violet / Benefse)
Yaprakları kulakçikli ve kulakçıkları bitkinin yaprakları şeklinde, hatta
daha büyük olarak gelişmiş, tek veya çok yıllık bitkiler, Çiçekler tek,
çanak yaprakları arkaya kıvrık, alt taç yaprağı mahmuzludur. Familya (Violaceae)
karakterlerini taşır. Dünyâ üzerinde 500 kadar türü bulunur. Türkiye’de 21
tür, yabanî olarak yetişir. Menekşe tıbbî olarak veya süs bitkisi olarak
kullanilir. Memleketimizde en çok tanınan, Hercaî menekşe (Viola tricolor)
ve kokulu menekşe (Viola odorata) dır.
Kokulu menekşe (V. odorata): Mart-mayıs ayları arasında, koyu mor renkli ve
güzel kokulu çiçekler açan, 10-30 cm yüksekliginde, çok yıllık otsu bir
bitki. Bitkinin yaprakları uzun saplı ve kalp seklindedir. Anadolu’da nâdir
olarak bulunur. Süs bitkisi olarak yetiştirilir.
Kullanıldığı yerler: Kokulu menekşenin çiçeklerinin terletici ve balgam
söktürücü etkisi vardır. Yaprakları yumuşatıcı ve idrar söktürücü kökleri
ise ishal etkilidir.
Hercaî menekşe (V.tricolor): Mayıs-eylül ayları arasında, açık sari veya
mavimsi renklerde çiçekler açan, 10-30 cm boylarında, bir yıllık otsu
bitkiler. Anadolu’da yabânî olarak yetiştiği gibi süs bitkisi olarak da
yetiştirilir. Bitkinin çiçekli Dallari idrar söktürücü bâzı deri
hastaliklarinda kan temizleyici olarak ve romatizmaya karşı kullanılır.
Mersin: (Myrte / Myrte / Myrtle / As / Asmar / Sıçankulağı otu / Myrtus)
Mayıs-haziran ayları arasında, beyaz renkli çiçekler açan, 1-3 m boylarında,
kisin yapraklarını dökmeyen, güzel kokulu ağaççık. Yapraklar kısa saplı ve
karşılıklı, yeşil renkli, derimsi, oval şekilli ve üzerinde salgı guddeleri
(bezleri) bulunur. Çiçekler uzun saplı olup, tek olarak her bir yaprağın
koltuğunda bulunur. Meyveleri nohut büyüklüğünde, morumsu siyah renkte ve
çok tohumludur.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgeleri.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin yaprakları, çiçekli dalları ve yapraklarından
elde edilen uçucu yağ (Mersin esansı) kullanılır. Yaprak ve meyveler kabız,
mikrop öldürücü, iştah açıcı, kan dindirici, antiseptik ve hâricen yara iyi
edici olarak kullanilir. Tâze yapraklarından, su buharı distilasyonu ile
Mersin esansı elde edilir. Bu esans renksiz, akıcı, özel kokulu ve yakıcı
lezzetlidir. Takriben 100 kg yapraktan 300 gr esans elde edilir. Mirtenol,
sineol ve terpenler ihtivâ ederler. Gıdâ ve parfümeri sanayicinde kullanılan
önemli bir ilkel maddedir. Memleketimizde seker hastalığına karsı da (günde
10 damla) kullanilir. Mersin meyveleri uçucu yağ, tanen, sekerler ve organik
asitler ihtivâ eder. Bu meyveler yemiş olarak, kabızlık giderici ve
antiseptik olarak kullanilir.
Meyankökü: (Süssholz / Réglisse / Licorice / Piyan / Boyan / Glycyrrhiza /
Licorice)
Haziran-temmuz ayları arasında sari-mavi veya kahverengi çiçekler açan,
0,4-2 m yüksekliginde, çok yıllık çalımsı bitkilere "meyan" denir.
Yaprakları parçalı, yaprakçıklar 4-7 çiftlidir. Çiçekler başak seklinde
durumlar yapar. Taç ve çanak yaprakları iki dudaklı olup, üst dudak iki kısa
dişli, alttaki üçü uzun dişlidir. Meyveleri düz ve salgı tüylüdür. Meyan
bitkisinin 6 türü Türkiye’de yetişmektedir. Daha çok Güney, Orta ve Doğu
Anadolu’da yaygınlık göstermektedir. Bir kısmının kökleri tatlı, bir
kısmının ise acıdır.
Tatlı meyan (Glycyrrhiza glabra): Anadolu’da iki varyetesi bulunur. Bu türün
çiçekleri mor ve tüysü yapraklıdır. Meyvelerinin üzeri çıplaktır veya
tüylüdür. Bâzı yerlerde piyan olarak da bilinir.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kökleri, meyan kökü olarak tanınmakta ve
kullanılmaktadır. Köklerinin kabuğu soyulduktan sonra veya soyulmadan
güneşte kurutularak piyasaya sürülür. Bileşiminde nişasta, sekerler, zamk,
razın, glisirrizin vardır. Glisirrizin sekerden daha tatlı bir bileşiktir.
Köklerdeki miktarı, bölgeden bölgeye değişir ve köklerin de etkili
maddesidir. Kökler, göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, idrar çoğaltıcı ve
taç düzenleyici özelliğe sahiptir. Eczâcılıkta toz hâlinde, hapların
hazırlanmasında sekil vermede kullanilir. Sigara ve plastik sanayicinde de
kullanılan ilkel maddedir. Kola adi altında hazırlanan içeceklerin terkibine
de girer. Ayrıca tâze veya kuru köklerinin kaynar su ile muâmelesi ve sonra
alçak basınçta yoğunlaştırmak sûretiyle meyan balı elde edilir. Ticârette
toz veya kalıplar hâlinde bulunur. Parlak siyah renkli, tatlı lezzetlidir.
Suda kolaylıkla erir. Meyan balındaki glisirrizin miktarı daha fazladır.
Memleketimizde de meyan balı elde eden tesisler vardır. Göğüs yumuşatıcı,
öksürük kesici, yara iyi edici özellikleri vardır. Mîde hastaliklarinda
(bilhassa gastritte) faydalıdır. Meyan kökünün su ile tüketilmesi sonucunda
elde edilen hülasa ise meyan şerbeti olarak bilinir. Daha çok Güneydoğu
Anadolu bölgesinde elde edilir ve kullanılır. Meyan şerbeti koyu esmer
renkli ve tatlı lezzetlidir. Göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, öksürük
kesici ve serinletici özelliktedir.
Mine Çiçeği: (Eisenkraut / Verbena / Verveine / Vervain / Kanotu /
Güvercinotu)
Temmuz-eylül ayları arasında leylâk renginde çiçekler açan, yol kenarları ve
bos arâzilerde rastlanan, 20-80 cm boyunda, bir veya çok yıllık otsu bir
bitki. Gövdeleri dört köseli olup, karşılıklı dallanma gösterir. Yapraklar
sert tüylerle örtülü ve sapsızdır. Çiçekler dalların uçlarında başak
durumları yaparlar ve tüp şeklindedirler.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz, Ege, İç Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Bitki glikozit, acı maddeler ve tanen içerir. Tıbbî
olarak, kabız edici, teskin edici etkisi vardır. Bas ve mafsal ağrılarını
dindirir. Yorgunluğu ve uykusuzluğu giderir.
Mısır: (Mais / Mais / Corn / Zea mays)
Haziran-ağustos ayları arasında çiçekler açan, 1-2 m yüksekliginde, bir
yıllık, tek evcikle bir kültür ve tahıl bitkisi. Gövdeleri sert ve diktir.
Yaprakları sapsız, geniş, uzun, üst yüzü tüylü, alt yüzü tüysüz olup, tabanı
ile bir kin hâlinde gövdeyi sarar. Erkek çiçekler gövdenin ucunda salkım
seklinde dizilmiş başakçıklarda toplanırlar. Çiçekler kavuz adi verilen
yaprakçıklarla örtülür. Dişi çiçekler, gövdenin alt ve orta kısımlarındaki
yaprakların koltuğundan çıkan ve taşıyıcı yaprakçıklarla örtülü olan,
kalınlaşmış, çomak seklinde bir eksen üzerinde toplanmışlardır. Meyve, yâni
mısır tâneleri, açık veya koyu sari, esmer veya kirmizimtrak renklerdedir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu, bilhassa Karadeniz bölgesinde yetişir.
Kullanıldığı yerler: Dişi çiçeklerin güneşte kurutulmuş stil üsleri (mısır
püskülü), tâneleri ve tanelerinden elde edilen yağ (mısır yağı) kullanilir.
Mısır tanelerinde % 67 nişasta, % 10 azotlu maddeler ve % 8 yağ
bulunmaktadır. Mısır tânelerinden elde edilen yağ, yemeklik yağ olarak veya
kozmetik sanayicinde hammadde olarak kullanilir. Mısır yağı, doymuş yağ
asidi miktarının düşük olması sebebiyle damar sertliği olan hastalara yemek
yağı olarak tavsiye edilir. Mısır püskülü ise tedâvide kullanılabilmektedir.
Püskülün bileşiminde karbonhidratlar, potasyum, sodyum ve kalsiyum tuzları
vardır. İdrar söktürücü ve tas düşürücü olarak kullanılırlar.
Mısır Karası: Mısır koçanında urlar meydana getiren rastık mantarı(Ustilago
maydis)nine sporlarıdır. Sporlar, siyah renkli ve kömür tozu görünüşünde
olup, mısır tâneleri yerinde meydana gelen urların içinde bulunurlar. Kan
dindirici olarak halk arasında kullanilir. Mısır kömürü veya mısır yanığı
olarak da bilinir.
Misvak: (Salvadora persica / Toothbrush tree)
Arabistan’da bulunan erâk ağacının dalından, bir karış uzunlukta kesilen
parçadır. Ağacın odunu çok liflidir. Erâk dalı bulunmazsa, zeytin veya başka
dallardan da olabilir. Nar ve fesleğen dalından misvak olmaz. İnsanin diş
sağlığına büyük bir fayda temin eden misvak, basit bir usûl olmakla berâber,
en iyi diş temizleme vâsıtasıdır. Dişlerin çürümesini önlemek için misvak
kullanmak, bütün diş macunlarından daha faydalıdır. Larousse Illustre
Medical ismindeki Fransa’nın kıymetli tıp kitabı, ağız temizliği husûsunda
diyor ki: “Bütün diş mâcunları ve tozları ve suları, dişlere zarar verir. En
iyi diş temizleme vâsıtası, sert bir fırçadır. Önce, dişleri kanatırsa da,
korkmamalıdır. Diş etlerini kuvvetlendirir ve artık kanamaz.” Bu şekildeki
diş temizliğini sağlayan en iyi vâsıta misvaktır.
Kullanıldığı yerler: Ağacın dalından, bir karış kadar parça kesilir. Ucu
yeterli miktarda yontulduktan sonra, tuzlu su içinde bekletilir. Belirli bir
süre sonra, uç kısmındaki lifler açılarak, fırça görünümü alır. Çok kart
olan dallar için, bir bıçak ye da sert bir cisim yardımıyla açılma
hızlandırılır. Misvak kullanmak, dişleri temizler ve dişetlerini
kuvvetlendirir. Öz suyu doğal olarak flörür içerir. Diş çürümelerini önler.
Muşmula: (Nispel / Nèfle / Medlar / Beşbıyık / Döngel / Izgil / Mespilus /
Germanica)
2-3 m yüksekliginde bodur boylu dikenli ağaççıklar. Yalnız yetiştirilenleri
dikensizdir ve boyları altı metreye kadar yükselebilir. Kisin yapraklarını
döker. Yapraklar basit, alt yüzü tüylü, tam veya dişli kenarlıdır. Çiçekler
erdişidir, beş parçalı ve beyazdır. Yabancı döllenmeye ihtiyaç göstermez.
Meyveleri yuvarlak veya oval şekillerde esmer renkli olup, dip tarafında beş
çanak yaprağı taşır. Meyveleri genellikle beş çekirdekli, ağaçtan
koparıldığında sert ve buruk lezzetlidir. Toplanan meyveler bir süre
bekletildikten sonra yumuşar ve yenecek olgunluğa erişir. Döngel ve beşbıyık
isimleriyle de bilinir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzey Anadolu ve Marmara bölgesinde yetişir.
Kullanıldığı yerler:
Meyvenin bileşimi şekerler, organik asitler ve tanen ihtivâ eder. Barsak
hastaliklarinda iyi bir kabız düzenleyicidir. Muşmula çekirdeği idrar
arttırıcıdır. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesinde kullanilir.
Nane: (Minze / Menthe / Mint / Pennroyal / Mentha)
0,5-1 m boylarında, hoş kokulu, otsu çok yıllık bitkiler. Gövdeleri dört
köşeli, yeşilimsi veya kırmızımtrak renkli, tüylü veya tüysüzdür. Yaprakları
saplı, almaşlı olarak dizilmiş, oval şekilli, kenarları dişli, hafif
tüylüdür. Çiçekler genellikle temmuz-ağustos ayları arasında açmakta olup
mor, pembe, beyaz veya leylak rengindedir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu’nun her yerinde yetişir.
Kullanıldığı yerler:
Kullanılan kısımları yaprakları, çiçekli Dallari ile yapraklarından elde
edilen uçucu yağdır. Yapraklar veya çiçekli dallar bitki çiçek açmaya
başladığında toplanır ve demetler hâlinde gölgede kurutulur. Yapraklarda
sekerler, reçineli maddeler, tanen ve uçucu yağ vardır. Uçucu yağda menthol,
sineo, menthol esterleri, bâzı organik asitler bulunur. Yaprakları çay
hâlinde yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, bulantıyı giderici olarak
kullanilir. Bunun yanında çeşitli ilâçların terkibinde Kullanildigi gibi,
yaprakları çiğ veya kurutulmuş olarak yemeklere konur. Nâne esansı, çok
miktarda zehir etkili olmasına karşılık az miktarı mîde ağrılarına ve
bulantılara karsı kullanılabilir. Nâne uçucu yağı da oldukça fazla
kullanılan bir yağdır.
Nar: (Granatapfelbaum / Granadier / Pomegranate / Rümman / Punica granatum /
Pommegranate / Grenadier)
Haziran-temmuz aylarında kırmızı renkli çiçekler açan, iki ile beş metre
boylarında ağaççıklar. Gövdeleri gayri muntazamdır. Yapraklar karşılıklı,
kısa saplı ve kırmızı kenarlıdır. Çiçekler kısmen sapsız, tek ve birkaçı bir
arada bulunur. Çanak yaprakları kırmızı renkli, dökülmeyen ve etlidir.
Meyveleri küre seklinde ve portakal büyüklüğünde, önceleri yeşil, olgunlukta
kırmızımsı renkte, derimsi kabuklu, çok tohumlu ve etlidir. Meyvenin yenen
kısmı, tohumlarının etli ve bol usâreli olan kabuğudur.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Batı ve Güneydoğu Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin tohumları meyve olarak yenildiği gibi,
gövde-kök ve dal kabukları ile meyve kabuğu da tıbbî olarak kullanilir. Kök
ve gövde kabuğu tanen, nişasta ve alkaloitler (pelletierin) taşır. Nar
meyvesi kabuğu tanen, triterpenler ve az alkaloitler ihtivâ eder. Nar ağacı
kabuğu çok eskiden beri bilhassa barsak şeritlerine (tenyalara) karsı
kullanilir. Yalnız zehirlenmelere yol açabileceğinden dikkatli olunmalıdır.
Nar meyvesi kabuğu, ishale karsı (% 15’lik) çay hâlinde kullanılabilir.
Ayrica yün iplikler, sarimsi renklere boyanabilir. Hadîs-i şerîfte nar
meyvesi medhedilmistir: “Her narda bir damla cennetmekani suyu vardır.” ve; “Narı
içindeki zarı ile beraber yiyiniz, çünkü mîdeyi temizler.” buyurulmaktadır.
Nar, çarpıntıya iyidir. Mîdeyi kuvvetlendirir. Et kısmı ile sıkılıp
içilirse, safra söker, pekliği giderir.
Nergis: (Narciss / Narcisse / Narcissus )
20-60 cm boylarında, soğanlı bitkilerdir. İlkbaharda çok güzel kokulu
çiçekleriyle baharın müjdecisi olarak bilinirler. Çiçekleri kuvvetli kokulu,
sari veya beyaz renkli, tek veya birkaçı bir arada bulunurlar. Her bir
çiçeğin ortasında beyaz veya sari renkli bir tacı vardır. Organik maddelerce
zengin, nemli, kumlu, tınlı toprakları sever. Soğanlarıyla üretilir. Nergis
türleri daha çok süs bitkisi olarak yetiştirilir. Fulya, beyaz nergis,
yabânî zerren gibi çeşitleri vardır.
Kullanıldığı yerler: Bitki, zehirli alkaloitler taşır. Kusturucu ve ishal
etkilidir. Kurutulmuş çiçekleri yatıştırıcı, müshil ve ateş düşürücü olarak
(% 1-2’lik) çay hâlinde kullanılabilir.
|
|
|
|
|
|
|